MATEMATİKSEL FORUM

FORMU NEDEN YENİLEMİYORSUNUZ MEHMET BEY BİZE YENİLEME MESAJLARI GELİYOR HABERİNİZ OLSUN YAKINDA FORUMU SİLERLER BENDEN SÖYLEMESİ
 
AnasayfaAramaKayıt OlGiriş yap

 

 NECİP FAZIL KISAKÜREK - ZİNDANDAN MEHMET'E MEKTUP

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
etlikci
Admin
etlikci

Erkek
Mesaj Sayısı : 32
Yaş : 42
Nerden : YOLCU
Kayıt tarihi : 11/03/08

NECİP FAZIL KISAKÜREK - ZİNDANDAN MEHMET'E MEKTUP Empty
MesajKonu: NECİP FAZIL KISAKÜREK - ZİNDANDAN MEHMET'E MEKTUP   NECİP FAZIL KISAKÜREK - ZİNDANDAN MEHMET'E MEKTUP Icon_minitimeSalı Mart 18, 2008 12:38 pm

ZİNDANDAN MEHMED’E MEKTUP

Zindanda iki hece, Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam, boynunda yafta...

Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı?... Belki ... Daha ölmedim!

Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...

Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!

Bir alem ki, gökler boru içinde.
Akıl olmazların zoru içinde
Üst üste sorular soru içinde.

Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı, asıldı,
Kaydını düştüler, mühür basıldı,
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.

Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

Müdür bey dert dinler, bugün 'maruzat'!
Çatık kaş... Hükümet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?

Anlamaz; yazısız, pulsuz, dilekçem...
Anlamaz! Ruhuma geçti bilekçem!

Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil;
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekun içinde yazıl ve çizil!

İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik, mintanlarla et.

Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yününde şefkat

Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem!

Çaycı, getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda dakika farksız aydan

Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük, duman duman erisin!

Peykeler,duvara mıhlı peykeler;
Duvarda, başlardan yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler...

Duvar, katil duvar yolumu biçtin;
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin!

Sukut... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
Tek nokta seçemez dünyada nazar.
Yerinde mi acep, ölü ve mezar?

Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç var da kalan biz miyiz?

Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhalli kemir.
Ne gelir ki elden, kader bu, emir...

Garip pencerecik, küçük daracık;
Dünyaya kapalı, Allah'a açık.

Dua, dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...

Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu ;
İplik ki incecik, örer boşluğu.

Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş;
Karanlığında nur, yeniden doğuş....
Sesler duymaktayım; davran ve boğuş!

Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!

Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!


Necip Fazıl KISAKÜREK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
NECİP FAZIL KISAKÜREK - ZİNDANDAN MEHMET'E MEKTUP
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MATEMATİKSEL FORUM :: HER TELDEN :: ŞİİR KÖŞESİ-
Buraya geçin: